|
Kağızman ve Kağızman Güzellemesi
KISACA KAĞIZMAN
Kağızman, Kars ilinin 72 km güneyinden geçmekte olan Aras Nehri vadisinden Çemçe Dağlarından akıp gelen derenin iki yakasında kurulmuş eski bir yerleşim merkezidir.
Güneyden ve kuzeyden çevrelenmiş yüksek dağlar arasında yer yer 1200 m' ye kadar inen derin ve geniş vadi boyunca 1 472 km2 yüzölçümüne sahiptir. Rakımı 1200-1360 m arasındadır. 64 adet köy yeleşim yeri mevcuttur.
İlçeyi boylu boyunca ikiye bölen "Kağızman Deresi" şehre ayrı bir güzellik katmaktadır. Bu derenin suyu kağızmanı bir doğa harikası yapan asıl kaynaktır. Bu su yaz aylarında çok kısıtlı olmasına karşı şehirdeki yeşil bitki örtüsünün asıl kaynağıdır. Kaysı, elma, dut, ceviz, armut, kiraz, vişne, ayva, erik, iğde gibi meyveler yetiştirilebilmekte, bunun yanı sıra, buğday arpa ve her türlü hububat çeşitleri ve her çeşit sebze yetiştirilmektedir.
İlçede mermer, krom, bakır, pudra taşı, demir, altın, arsenik, asbest, manyezit ve tuz maden rezervleri vardır.
İlçe merkezi nüfusu 15 720 olup. Köylerle birlikte toplam nüfus 41 600 dür. İlçe bağlık bahçelik bir yer olduğu için yerleşim şekli dağınık yerleşim şekli olup, evler çoğunlukla tek katlı çatılı veya çatısızdır. Her bahçenin içinde bir ev desek yerinde bir tabir olur.
İlçe merkezinde hareketli bir sosyal yaşam ve canlı bir ekonomi mevcuttur. İlçede Kars Kafkas Üniversitesine bağlı yüksekokul ve bu okula ait öğrenci yurdu da bulunmaktadır. Halk okumaya, kültüre, folklore vb. sanatsal faaliyetlere çok önem vermektedir
Kağızman Güzellemesi
Şen olasın Kalız Yurdu Kağızman
Bahçede açılan güller sendedir
Aşıkların türkü söyler her zaman
Muhabbet eyleyen diller sendedir
Ak bulutlar gibi temizdir mazin
Hoştur sefalıdır baharın yazın
Meşhurdur pestilin kömen pekmezin
Her derdin devası ballar sendedir
Esmani Cevlani, Yusuf Sezayi
Hıfzı, yar aşkıyla yaktı azayı
Görenler met eyler böyle kazayı
Şahların geçtiği yollar sendedir
Çolak İbrahimin hikayeleri
Dillerden düşmüyor öteden beri
Halitin Fazılın kinayeleri
Unutulmaz Kamil kullar sendedir
Cemal Hoca Camuşludan seslenir
Aşık Laçin Olukluda yaslanır
Güzellerin fistan giyer süslenir
Sarılar, yeşiller allar sendedir
Yaz gelince yeşillenir dağların
Gönüllerde neşe saçar çağların
Türlü türlü meyve verir bağların
Kuşların konduğu dallar sendedir
Serin rüzgarın kokuyla eser
Havan mis gibidir cihana değer
Halkın hürmetkardır konuğu sever
Misafiri saran kollar sendedir
Abrıgozun tatlılıktan yiyilmez
Cancuruna malaçana doyulmaz
Maden kaynakların çoktur sayılmaz
Altınlar, gümüşler, pullar sendedir
Şah elmanın adı şahtan gelmedir
Ondan da lezzetli uzun elmadır
Serasker Şeriften bize kalmadır
Fidan aşılayan eller sendedir
Evliyan Kağızmandan sana ad verir
Kim dilek dilerse bir murad verir
Sofra tuzun damaklara tat verir
Taşı gevher nice beller sendedir
Yaylalarda kuzuların meleşir
Meydanlarda yiğitlerin güreşir
Senin için cennet derse yaraşır
Derelerde akan seller sendedir
Çemçe dağı sana yukardan bakar
Aras eteğinden coşkuyla akar
Yaban ördekleri konarak kalkar
Deniz gibi turna göller sendedir
Tarihçen ki taş devrine uzanır
Her bir yanın eserlerle bezenir
Evlatların şehitliğe özenir
Sevgi dolu tüm gönüller sendedir
Önderlik eyledi Ali Ataman
Uğrunda can verdi nice kahraman
Dokuzyüzyirmide sarıldı yaran
Acılı sevinçli hallar sendedir
Verdin Miskiniye türlü nimetin
Sende doğan bilir senin kıymetin
Elimden geldikçe eyledim methin
Sazımda inleyen teller sendedir
" miskini "
|