|
İnsanlığa Yürüyorum
Sevgi ile yola çıktım
İnsanlığa yürüyorum
Nefret kalesini yıktım
İnsanlığa yürüyorum
Bir güzellik var yolumda
Dostluk türküsü dilimde
Barış bayrağı elimde
İnsanlığa yürüyorum
Saygı yasa sevgi yasa
Ne bir elem ne bir tasa
Dikenlere basa basa
İnsanlığa yürüyorum
Yari aldım yakınıma
Eşlik etti akınıma
Aşk doldurdum çıkınıma
İnsanlığa yürüyorum
Sadık Miskinidir adım
Muhabbete doyamadım
Hızlı tempo koşar adım
İnsanlığa yürüyorum
Dokunma
Eğer bülbül değil isen
Güle dokunma dokunma
Yaprağını yaralarsın
Dala dokunma dokunma
Mansur isen çekil dara
Can bağışla güzel yara
Kusuru kendinde ara
Ele dokunma dokunma
Kaşların yay çatıyorsa
Kirpiğin ok atıyorsa
Yüzün sirke satıyorsa
Bala dokunma dokunma
Dost cemine gelmiyorsan
Gelip öğüt almıyorsan
Saz çalmayı bilmiyorsan
Tele dokunma dokunma
Miskiniyim geçer çağlar
Hasretlik bağrımı dağlar
Dokunursan Kerem ağlar
Küle dokunma dokunma
Kırılan Testiye
Kırılan testiye baştan yanmasak
Sonra fayda etmez pişmanlığımız
Yad edip dostların adın anmasak
Neye yarar bizim insanlığımız
Yalanı yaparız yakıştırırız
Gerçeği kakalar kakıştırırız
Herkesi çekeriz çekiştiririz
Bir türlü eksilmez şeytanlığımız
Miskini sevmeye ilgi duyalım
İkilikten çıkıp bire uyalım
Bütün gönülleri fetheyleyelim
Dostluğa dönüşsün düşmanlığımız
Kaşın Yaya Benziyor
Nasıl metedeyim sevdiğim seni
Cemalin güneşe aya benziyor
Keskin avcı gibi avladın beni
Kipriğin ok kaşın yaya benziyor
Sultanım kendini gel çekme naza
Korkarım sinemde yaralar aza
Dudakların misal olmuş kiraza
Yanakların al elmaya beniziyor
Bellerin incedir selvi dalından
Dillerin tatlıdır oğul balından
Ey zülfü kemendim senin elinden
Miskininin aklı zaya benziyor
Sayın
İlmin hizmetine geldim erenler
Beni noksanı bilenden sayın
Başımın tacıdır dostlar yarenler
Onlarla ağlayıp gülenden sayın
Dinlerim kamilin verdiği emri
İkrarım ikrardır sözlerim nemri
Gönül gözüm toktur değilim cimri
Sofrası meydanda olandan sayın
Benim dinim aşktır başka dinim yok
Kıblem dost yönüdür başka yönüm yok
Cihanda kimseye zerre kinim yok
Kalbimin pasını silenden sayın
Sadık miskin der eylerem zarı
Baş koyduğum yoldan dönmezem geri
İnsanlığa kurban ettiğim bu seri
Beni barış için ölenden sayın
Dış Yüzün Evliya
Dış yüzün evliya iç yüzün şeytan
Sana mümin diyen imandan çıkar
İşin münafıklık sözlerin yalan
Senin gibileri alemi yıkar
Kim ne söz söylese dolaştırırsın
Götürür yerine ulaştırırsın
Kardaşı kardaşa bulaştırırsın
Üstün başın el ayağın kan kokar
Konup geçenlerden ibret almazsın
Kalbinden kibiri kiri silmezsin
Hoş görülü olup hürmet bilmezsin
Dilin zehir döker gözün hor bakar
Haberin yok insanlıktan insandan
Sana hayvan demem haşa hayvandan
Miskini uzak dur böyle şeytandan
Bakarsın sana da birgün kulp takar
Sarı Turnam
Sazıma sesleniş
Kulak asma ham sofunun sözüne
Sevdayı aşk ile öt sarı turnam
Lanet oku rakiplerin yüzüne
Hak bildiğin yola git sarı turnam
Sofu sana şeytan işi demiştir
Haşa cemaattan o halt yemiştir
Kutsal olduğunu bilememiştir
Ona da bir niyaz et sarı turnam
Bir adın bağlama biri divandır
Biri saz diğeri telli kurandır
Seni çalan cahil değil irfandır
Beni de kervana kat sarı turnam
Sohbet eyle erenlerin diliyle
Erkanıyla edebiyle yoluyla
Akranın izniyle dostun eliyle
Gönül metaını sat sarı turnam
Miskini nasihat verir şaşkına
Kötü günde el uzatır düşküne
Kan ağlayan mazlumların aşkına
Haine zalime çat sarı turnam
|
|
Ana Sayfa
|
|
|
İşi Ne
Konma karga konma gülün dalına
Bülbül olmayanın gülde işi ne
Canımı koymuşum ben dost yoluna
Yola uymayanın yolda işi ne
İşi bilmeyende kurar pazarı
Yapar satışını edemez karı
Arıdan sayılmaz yabani arı
Arı olmayanın balda işi ne
Er isen erliğe bağla özünü
Tanı bir gerçeğe çevir yüzünü
Önce düşün sonra söyle sözünü
Mana bilmeyenin dil de işi ne
Miskini aşk ile coşa gelmiştir
Çağlayıp bendinden taşa gelmiştir
Kaynar kazanlarda pişe gelmiştir
Yanmayan vücudun külde işi ne
Çevrilir
Dostlar ile muhabbete varınca
Zehirimiz tatlı bala çevrilir
Güzellerde bahçemize girince
Dikenimiz gonca güle çevrilir
Uslanırda uslu olur delimiz
Malını yoksula saçar elimiz
Duyar sağırımız söyler lalımız
Kelamı bilmeyen dile çevrilir
Er övülür edebiyle arıyla
Zengin sofrasıyla ağaç barıyla
Dostun hasretiyle aşkın narıyla
Tutuşur Miskini küle çevrilir
Kabristan
Bugün yolum düştü bir kabristana
Gördüm ki nicesi ölmüş yatıyor
Nicesinin otlar bitmiş üstünde
Niceleri toprak olmuş yatıyor
Ecel pençesini vurmuş yüzlere
Acımamış gelinlere kızlara
Sürmeler çekilen ela gözlere
Kara karıncalar dolmuş yatıyor
Yaylalarda koyun kuzu yayanlar
Malın mülkün hesap edip sayanlar
Ben falanım ben filanım diyenler
Uyanmaz uykuya dalmış yatıyor
Ölümün eline geçmiş canları
Toprağa karışmış nazik tenleri
Nice yiğitleri pehlivanları
Kara yer altına almış yatıyor
Ufacık mezarlar sanki yok olmuş
Toprağı erimiş taşı yıkılmış
Analar atalar bir bir çekilmiş
Sıra Miskiniye gelmiş yatıyor
Ara
Behey gönül bir öğüdüm var sana
Saygıyı sevgiyi insanda ara
Kem rakipler sargı sarmaz yarana
Var git dermanını cananda ara
Sevdanın esrarı gizlidir canda
Alınıp satılmaz hiçbir dükkanda
Keramet bulunmaz cahil insanda
Kerameti ehl-i irfanda ara
Asi olup el aleme bulaşma
Kavga edip hiç kimseye dalaşma
Arı gibi yayla yayla dolaşma
Muhabbet balını lisanda ara
Miskini kamilden nasihat alır
Atana kalmayan sana mı kalır
Derelerin taşı değersiz olur
İnciyi yakutu ummanda ara
Çevrilir
Dostlar ile muhabbete varınca
Zehirimiz tatlı bala çevrilir
Güzellerde bahçemize girince
Dikenimiz gonca güle çevrilir
Uslanırda uslu olur delimiz
Malını yoksula saçar elimiz
Duyar sağırımız söyler lalımız
Kelamı bilmeyen dile çevrilir
Er övülür edebiyle arıyla
Zengin sofrasıyla ağaç barıyla
Dostun hasretiyle aşkın narıyla
Tutuşur Miskini küle çevrilir
Gidiyor
Haberin var mıdır ey şah-ı hüban
Cefa boyumuzdan aştı gidiyor
Güldürmedi bizi bu çarkı devran
Gözümüzün seli taştı gidiyor
Ahir zaman derler bir zaman oldu
Bozuldu adalet hal yaman oldu
Erlik meydanına çakallar doldu
Yiğitlik ayağa düştü gidiyor
Birbirini öldürüyor insanlar
Yine oluk oluk akıyor kanlar
Zalimin zulmüne dayanmaz canlar
Mazlumun tebdili şaştı gidiyor
Sevgidir sevenin imanı dini
Seven insan neyler kibiri kini
Suvar oldu aşk atına Miskini
İnsanlık ardından koştu gidiyor
Göründü
Kalbimi aleme açtım
Ne din ne iman göründü
Dış yüzüm evliya gözüktü
İç yüzüm şeytan göründü
İrfan meclisine vardım
Sınavdan sınava girdim
Suallere cevap verdim
Her sözüm noksan göründü
Kendimi tamam sanırdım
Bildiğime inanırdım
Akıllı insan tanırdım
Akılsız hayvan göründü
Tamahkar değilim dedim
Helali haramı yedim
Nefsimi üryan eyledim
Nefsim Şahmaran göründü
Kimleri taşlamış isem
Her neyi düşlemiş isem
Ne vebal işlemiş isem
Ayan beyan göründü
Alem tükürdü yüzüne
Lanet okundu özüne
Gerçek vurdu su yüzüne
Miskini yalan göründü
|
|
|
|